Ana içeriğe atla

Beşiktaş - Fenerbahçe

Spor Toto Süper Lig'in 23. Haftasında Beşiktaş evinde Fenerbahçe'yi ağırladı. Maç iki takımın hocasının da başarılı analizleri ile başladı. Fenerbahçe topu kendi yarı sahasında kabul edip orta alanı kalabalık tutup halihazırda bulunan fizik gücüyle ortaları karşılamaya çıkmıştı. Mantıksız bir plan değildi. Fakat Aykut Kocamanın en işine yaramayacak şey erken gol atmaktı. Erken gelen gol ile Beşiktaş bu sezon ilk defa denediği bir şeyi yaptı. 4-4-2 sistemine döndü ve bunu sol kanada Adriano'yu koyarak yaptı. Şenol Güneş'in hafta boyunca yapması gerektiği konuşulan radikal değişiklik kendiliğinden gelmiş oldu. Ardından Beşiktaş inanılmaz yüksek bir konsantrasyon ile devam etti maça. Dakikalar otuzu  gösterdiğinde Beşiktaş Şampiyonlar Ligi standartlarına ulaştı ve inanılmaz bir baskıya aldı Fenerbahçe'yi. Fenerbahçe her ne kadar devre arasına kadar dayanabilse de oyuncuların yüzündeki bıkkınlık net bir şekilde anlaşılıyordu. Çünkü 4-4-2 sistemi ile birlikte Quaresma gezerek oynamaya başladı ve tamamen markajdan kurtuldu. Tolgay 10 numara pozisyonundan 8 numaraya indi ve merkez hücumlar artmaya başladı. Dolayısıyla Fenerbahçe'nin elinde zaten bir hücum planı yoktu savunma planı da kalmadı. Aykut Kocaman sahada koşan 11 düz oyuncu yarattı. Şanslıydı ki ilk yarıyı önde kapattı.

Maçın ikinci yarısının hemen başlarında yeniden hiç bir şey yapmayan Aykut Kocaman zavallı oyununu devam ettirdi. Derken golü de yüksek ihtimal hafta boyu çalışılmış bir organizasyon attı Domagoj Vida. Ardından Beşiktaş baskıya devam etti ve dakika 59'da kendi sahasından bile çıkamayan Fenerbahçeye atak şansı tanıdı. Fabri inanılmaz bir hata yaptı topu Şener'in ayaklarına yolladı, Şener Fenerbahçe açısından maçın en iyi şutlarından birini çekti. Tam o esnada maçın en kısası Medel zıpladı maçın kırılma anını yaşattı. O dakikadan itibaren bütün Beşiktaşlılar arkalarına yaslanıp maçı kazanacağından emin olmuşlardır. Fakat Beşiktaş'ın genel sorunu hala devam ediyordu. "BİTİRİCİLİK". Vagner Love da olsa Negredo da olsa Beşiktaş Talisca'nın yokluğu Babel'in düşük formu ile bitiricilik konusunda sıkıntı yaşadı. Dakika 63'de Negredo'nun oyuna dahil olması ile Negredo'nun Manchester City'de alışık olduğu 4-4-2'nin birebir aynı oyuncu tipleriyle birebir aynısını oynadı. Fenerbahçe iyice kapandı ve bıkkınlık ile topun peşinden koşmaya başladı. Maç başında  Beşiktaş'ın yorulması beklenirken Aykut Kocamanın takımını satması ve rezil taktiği ile yüksek kondisyonlu Fenerbahçe yoruldu ve Quaresma'nın şovu başladı. Gerçek anlamda uzun süredir yapmadığı resitallerden birini yaptı. Yapabildiğini fark ettikçe işi fanteziye döktü ve 77'de Portodan alışık olduğumuz efsanevi vuruşlarından birini kaleye zımbaladı. Maçın önceki dakikalarında da denemiş Kameni başarılı olmuştu. Fakat bu şutu bir Kameni değil iki Kameni getirseler zor çıkarırdı. Ardından Negredo'nun pas dağıtımında Tolgaya yardımcı olması ile birlikte Beşiktaş hem kanatlardan hem göbekten inanılmaz akın sürekliliği sağladı. Quaresma sahanın basmadık yerini bırakmadı ve 90+2 de ikili averajı alan altın golü attı. Quaresma'yı her maç eleştiren biri olarak tek şey söyleyebilirim düşünerek isteyerek oynayınca hala dünya çapında bir yetenek fakat orta sahadan kuru orta açmaya devam ederse Dünya Kupasını kendisinin unutması gerekiyor. Maçın Adamı her ne kadar Quaresma ise de maçın hayal kırıklığı kesinlikle Aykut Kocaman. Türkiye'nin belki en iyi taktisyenlerinden biri fakat nasıl oyunun Valbuena'yı çağırdığını anlayamaz bunu anlamak elde değil. Aykut Kocaman bu takıntıları ile devam ederse kaybeden 33 yaşındaki Valbuena değil Fenerbahçe ve kendi kariyeri olur.

Yorumlar